Minik Bavul – Gezi Rehberi

Madrid Gezi Notları

Gezi Tarihi : Eylül 2013 Gezi Süresi: 3 Gece

Eşimle balayımız için bir Avrupa şehrine gitmek istiyorduk ancak düğün telaşı koşuşturması derken kendimiz program yapmaya vakit bulamadık. Bu sebeple bir tur şirketinden, düğünümüze yakın tarihli Madrid, Barcelona tur paketi satın aldık. İlk ve son, tur ile yurtdışına çıkma deneyimimiz oldu 🙂

Turumuz 7 geceydi ve 3 gece Madrid’de, 4 gece Bercelona’da konakladık. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Madrid’e 3 gece çok fazla, 1 günde gezilecek yerler bitiyor ve sıkılmaya başlıyorsunuz, size tavsiyem Madrid’de maksimum 2 gece konaklamanız, elinizden geldiğince kısa tutmanız.

Madrid, İspanya’nın başkenti ve Avrupa’nın en kalabalık şehirlerinden biri.  Evet Madrid Ankara’ya, Barcelona’da İstanbul’a çok benziyor klişesini söylemeden edemeyeceğim.

 

Madrid Ulaşım

İstanbul’dan Atlasjet ile uçtuk, yaklaşık 4 saat sonra Barajas Havalimanına iniş yaptık. Havalimanından merkez yaklaşık 50 dakika sürüyor. Metro ya da havalimanı otobüsleri Aeropuerto ile merkeze ulaşım sağlayabilirsiniz. Metro için tek yön bilet yada 10’lu bilet satın alabilirsiniz, tek bilet 2€ 10’lu bilet ise 12€ idi.

 

Madrid Metro Haritası
Madrid Metro Haritası

 

Madrid Otobüs Haritası
Madrid Otobüs Haritası

 

Madrid Konaklama

Turla gidince malesef oteli seçme şansınız bulunmuyor, turlar da genelde kendiniz gezemeyesiniz ve ucuz olsun diye otelleri hep şehir dışında ayarlıyor. Alcala Norte isimli otelde konakladık ve metro ile şehir merkezine ulaşmamız 40 dakika sürüyordu, kesinlikle size bu kadar uzak bir otelde kalmanızı tavsiye etmiyorum. Merkezi olması açısından, Palacio Real ile Buen Retiro Park arasında metroya yakın bir otelde konaklamanızı önerebilirim.

 

Confortel Alcala Norte
Alcala Norte

 

Madrid’e ne zaman gitmeli?

Yaz aylarında gitmenizi tavsiye etmiyorum çünkü hem çok sıcak hem de çok kalabalık oluyor. Güneşin altında gezmenin zorluğunun yanı sıra, insan selinin ortasında gezdiğinizden de hiç bir şey anlamıyorsunuz. Size tavsiyem bahar aylarında gitmeniz.

 

Madrid sokakları..
Bizim otel şehir dışında olduğu için sokakları çok tenha 🙂

 

Madrid Gezilecek Yerler

Madrid’de gezdiğimiz yerleri sırasıyla sizlere aktarmaya çalışacağım.

Madrid’e ulaştığımızda panoramik bir otobüs turu yaptık. Bu tur genel hatlarıyla turistik yapıların birbirine olan mesafelerini ve konumlarını görmemizi sağladı. Dilerseniz sizde öncelikle Hop On Hop Off tura katılıp şehir hakkında genel bir bilgiye sahip olabilirsiniz.

Madrid’in gezilmesi gereken turistik yerleri aşağıdaki gibi, aslında şehir büyük ancak gezilecek yerler hem birbirine yakın hem de sayılı, bu sebeple 1 yada 2 günde hepsini gezmiş olarak şehirden ayrılabilirsiniz.

 

Madrid Turist Haritası
Madrid Turist Haritası

 

Biz birinci gün ilk olarak, Puerta de Alcala yani Alcala Kapısına gittik. Alcala Kapısı şehrin simgesi konumunda, 1778 yılında tamamlanmış, üzerinde melek heykelleri olan 3 kemerli bir yapı.

 

Alcala Kapısı
Alcala Kapısı

 

Alcala Kapısı Madrid’in en büyük parkı El Retiro Park’ın girişinin karşısında yer alıyor. 1.4 km’lik alana oluşturulan bu park aslında zamanında saray bahçesi olarak tasarlanmış, günümüzde halka açık bir park halini almış.

 

El Retiro Park
El Retiro Park, ağaçlar ne tatlı değil mi ? 🙂

 

İçeride büyük yapay bir göl ve gölün yanında Kral Alfonso XII anıtı bulunuyor. Göl içinde sandalla gezintiye çıkabiliyorsunuz 🙂

 

Yapay göl ve Kral Alfonso Anıtı
Yapay göl ve Kral Alfonso Anıtı

 

Park içerisinde piknik yapanlar, güneşlenenler, kitap okuyanlar, ağaç gölgesinde dinlenenler ve daha pek çok şey yapan insanlar mevcut. Sizinde vaktiniz var ise bu parkta vakit geçirmek çok huzur verici.

 

DSC_1599

 

Parkın hemen yanında Prado Müzesi yer alıyor. Burası Madrid’in dünyaca ünlü müze ve sanat galerilerinden biri. Resim ve heykel müzesi olarak kurulmuş ancak içerisinde çeşitli sanat eserlerini de barındırıyor.

İkinci günümüzde öncelikle Plaze De Toros De Las Ventas yani Las Ventas Arenası’na gittik. Burası aktif olarak Boğa Güreşlerinin yapıldığı arena. İspanyolca’da Plaza meydan demek, bu sebeple gezdiğimiz çoğu yerin isminin başında Plaza yer alıyor.

 

Las Ventas
Las Ventas

 

1931 yılında yapılan arenanın 25bin kişilik oturma kapisitesi mevcut. İspanya’nın Katalonya bölgesinde Boğa Güreşleri 2012 yılından itibaren yasaklanmış, yani Barcelona’da boğa güreşi yapılmıyor ancak Madrid’de yapılmaya devam ediliyor.

 

Boğa Güreşleri Takvimi
Boğa Güreşleri Takvimi

 

Bizim gittiğimiz akşam Boğa Güreşi gösterisi vardı ancak önce boğanın yorulup,kan kaybettirilip, sonrasında matador tarafından öldürülmesi, vicdanlı her insan gibi bizi de çok rahatsız ettiği için bu gösteriye katılmadık.

 

Boğalar bu kapıdan arenaya çıkarılıyorlarmış
Boğalar bu kapıdan arenaya çıkarılıyorlarmış

 

Arena turistik bölgenin biraz dışında yer alıyor, Ventas metro yada otobüs durağında inerek buraya ulaşabilirsiniz.

 

Arena meydanındaki Matador Heykeli
Arena meydanındaki Matador Heykeli

 

İkinci durağımız Plaza De Espana oldu, burası Madrid’in gelişmiş meydanlarından birisi. Burada iki adet gökdelen bulunuyor ve ünlü heykel Monumento a Cervantes burada yer alıyor.

 

Cervantes Anıtı
Cervantes Anıtı

 

Cervantes anısına yapılan bu eserde Don Kişot ve Sancho Panza’nın heykelleri bulunuyor.

 

Arkamdakiler Don Kişot ve Sancho Panza
Arkamdakiler Don Kişot ve Sancho Panza

 

Cervantes’in ölümünün 300. yılında yapılması kararlaştırılmış, 1929 yılında tamamlanmış, üzerindeki heykeller sebebiyle detaylı ve görkemli bir yapı. Plaza De Espana durağında inerek buraya ulaşabilirsiniz.

 

Heykelin arka tarafı
Anıtın arka tarafı

 

Buraya yürüme mesafesinde yer alan diğer bir ünlü meydan ise Palacio Real (Plaza Royal). Burada Avrupa’nın en büyük sarayı yer alıyor, Madrid Kraliyet Sarayı. İspanyol Kraliyet ailesinin resmi konutu olan saray günümüzde sadece devlet törenleri için kullanılmakta. Dilerseniz  sarayı gezebilirsiniz, giriş ücreti 11€ idi bizim gittiğimiz dönemde.

 

Kraliyet Sarayı
Kraliyet Sarayı

 

Kraliyet Sarayından sonra gezimize yürüyerek devam ettik. Plaza De La Villa adında başka bir meydana geldik. Bu meydan gözümüze çok şirin gözükmüştü en başında..

 

Plaza De La Villa
Plaza De La Villa

 

Taa ki Haçlı komutanı Don Alvaro De Bazan’ın ayağının altında ezilen Osmanlı Sancağını görene kadar..

 

DSC_1579

 

Sonrasında başka bir ünlü meydana Plaza Mayor’a devam ederken Mercado de San Miguel isimli kapalı pazarın önünden geçtik. İçine giremedik çünkü kapalıydı. Burası yerel ürünleri tadarak gezebileceğiniz kapalı bir pazar.

 

Mercado de San Miguel
Mercado de San Miguel

 

Plaza Mayor, meydanlar arasında benim en çok sevdiğim yer oldu. Burası etrafı binalarla çevrili bir avlu, avlu içinde cafeler, restoranlar, alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar bulunuyor. Bizim gittiğimiz gün şansımıza eski para ve pul pazarı kurulmuştu, gezmek çok keyifliydi, öğrendik ki her pazar günü kuruluyormuş, sizlere de tavsiye ederim.

 

DSC_1583

 

Eskiden bu meydanda boğa güreşleri yapılır, binaların balkonlarından izlenirmiş, kraliyet ailelerinin düğün törenleri ve engizisyon mahkemeleri de burada yapılırmış.

 

Meydanın ortasında Kral III. Philip'in at üzerindeki heykeli
Meydanın ortasında Kral III. Philip’in at üzerindeki heykeli

 

Yine Plaza Mayor’dan yürüyerek ulaşabileceğiniz bir diğer meydan Puerto Del Sol yani Sol Meydanı. Bakmayın en sonda kaldığına aslında kendisi Madrid’in en ünlü meydanı. Burada daha çok vakit geçirebilelim diye turun sona bıraktığını düşünüyorum.

 

Sol Meydanı
Sol Meydanı

 

Aslında burası şehrin merkezi, hep dönüp dolaşıp geleceğiniz yer bu meydan. Şehir bu meydanın etrafında kurulmuş. Her zaman için burayı başlangıç noktanız kabul edebilirsiniz. Bu meydanda Madrid’in simgesi olan Ayı heykeli bulunuyor.

 

Heykeli çekemedim ama sembolü çektim :)
Heykeli çekemedim ama sembolü çektim 🙂

 

Restoranlar, oteller, cafeler ve barların yanı sıra meydanda çok sayıda sokak sanatçısı yer alıyor. Her daim hareketli bir yer.

 

Sokak gösterisi..
Gündüz sokak gösterisi..

 

IMG_3928
Gece sokak gösterisi..

 

Meydandan sonra Gran Via caddesini turladık. Bu cadde Madrid’in en işlek ve ünlü caddesi, bizim Bağdat Caddesine benziyor. Ara sokakları her yer gibi Puerto Del Sol’e çıkıyor.

 

Plan yaparken..
Plan yaparken..

 

Üçüncü günümüzde Segovia’ya gittik, o gezimizi ayrıca yazacağım. Segovia’ya giderken Madrid’de bulunan, Francisco Franco’nun yaptırdığı, dünyanın en yüksek anıtı olan dev haçı gördük.

 

Tepede haçı görebilirsiniz
Tepede haçı görebilirsiniz

 

Madrid’e dönüşte ise Outlet Centera ve Real Madrid’in ev sahibi olduğu Estadio Santiago Bernabeu stadına gittik. Stadın alışveriş kadar ilgimi çektiğini söyleyemeyeceğim 🙂

 

Madrid’de Alışveriş

Öncelikle Madrid’in en ünlü mağazası El Corte Ingles, bizim Boyner mağazalarına benziyor ancak içerisi çok daha kapsamlı, bulamayacağınız hiç bir şey yok. Çok yaygın, her yerde mağazaları var, rastladığınız yerde girin derim, alışveriş yapmasanızda gezmek çok keyifli.

Zara mağazası yine Madrid’de çok yaygın, fiyatları bizim mağazalara oranla biraz daha düşüktü bizim gittiğimiz dönemde.

Gran Via caddesinde alışveriş yapabilirsiniz. Bu cadde de tüm mağazaları bulmanız mümkün. Hediyelik eşya alışverişinizi de buradan yapabilirsiniz.

Biz şehrin biraz dışında kalan Las Rozas Village outlet centera gittik. Las Rozas Village, Chic Outlet Shopping’in bir parçası, biz gittiğimiz şehirlerde bu alışveriş merkezlerinden var mı diye mutlaka kontrol ediyoruz. Konseptleri çok şirin, açık havada, küçük bir kasabada gezer gibi alışveriş yapıyorsunuz. Burada Lacoste bizim ülkemize kıyasla inanılmaz ucuzdu, Samsonite da aynı şekilde, buradan çok alışveriş yaptığımızı söyleyebilirim, sizlere de önerebilirim.

Chic Outlet Shopping’in diğer şehirlerdeki alışveriş merkezlerine buradan ulaşabilirsiniz.

Alışverişlerinizde Tax Free yapmayı unutmayın, belli bir meblağ üzerinde harcama yaparsanız vergi iadesi alabiliyorsunuz. Mağazadaki kasiyere söylerseniz size yardımcı olacaktır, havaalanında ise vergi iadesi tutarını alabilirsiniz.

Bizim gittiğimiz dönemde tax free sırası çok uzun olduğu için, uçağı kaçırmamak adına, sonradan ödemeli kutulara attık fişimizi. Türkiye’ye döndükten sonra kartımıza ödemesini yaptılar. Bu şekilde alışverişimiz çok daha uyguna gelmiş oldu.

 

Madrid’de Yeme İçme

Madrid’de en meşhur olan yemek Tapas. Tapas nedir derseniz meze demek çok yanlış olmaz sanırım. Çok fazla çeşidi var, minik minik atıştırmalıklar. Tapas Barlar var deneyimleyebileceğiniz. Mercado de San Miguel’de de tadabilirsiniz.

 

Bizin denediğimiz tapaslardan..
Bizim denediğimiz tapaslardan.. Evet zeytin de onlar için bir tapas çeşidi 🙂

 

DSC_1598

 

Churros isimli bir tatlıları mevcut. Hamur işi bu tatlı ve çikolataya batırılarak yeniyor. En güzelini San Gines yapıyor sanırım, araştırmalarım sonucu burayı bulmuştum.

Sangria milli içkileri, meyveli şarap kokteyli. Barcelona’da daha ünlü sanırım, Madrid’de de her yerde sunuluyor.

 

Sangria
Sangria

 

Madrid, açık konuşmak gerekirse sevdiğimiz bir şehir olmadı. Sanırım çok uzun kaldık, tadını kaçırdık ve sıkıldık. Yine de anılarımız arasına Madrid’i de eklemiş olduk. Sizlerin gezisinin daha keyifli geçmesini dilerim 🙂

 

Sanırım sadece dar sokaklarını sevdim :)
Sanırım sadece dar sokaklarını sevdim 🙂

 

 

Madrid Dünyanın neresinde?

4 Yorum

  1. seçil Sonmez

    Ekim 27, 2015 - 12:36 pm
    Reply

    Merhaba,
    Muhteşem bir yazı olmuş. Yılbaş için barcelonayı önerir misiniz ?
    Barcelona nasıl bir yer?
    Teşekkür ederim
    Saygılarımla

    • minikbavul

      Ekim 28, 2015 - 10:59 am
      Reply

      Seçil Hanım Merhaba, yorumunuz için teşekkür ederim. Konuyla ilgili size detaylı bir mail gönderdim. 🙂

  2. Furkan

    Haziran 28, 2017 - 2:27 pm
    Reply

    merhaba, eylül ayında eşimle gidiş madrid dönüş barcelona olarak 7 gece 8 gün bilet aldık.Ancak turla gitmiyoruz kendimiz planlamak istiyoruz.Sizce nasıl bir plan yapabiliriz? 2 gece Madrid, 1 gece Valenciya 4 gece Barcelona olarak düşünüyoruz.Yoksa buralardan kısıp Sevilla ,Granadayı görmek gerekir sizce?Detaylı bir bilgi verebilirseniz sevinirim.

    • minikbavul

      Haziran 29, 2017 - 7:14 am
      Reply

      Furkan Bey Merhabalar, bence Endülüs bölgesini farklı bir geziye bırakmalısınız, Sevilla ve Granada şehirlerine gitmedim ancak gitmek istediğim şehirler arasında yer alıyorlar ve en az 4 gününüzü bu şehirlere ayırmanız gerektiğini düşünüyorum. Sizin gezi planınızda zaten Madrid Barselona gibi iki büyük şehir var, aralarda yolda gidecek zamanıda hesaplayınca ben hiç sıkıştırmayın derim, bütün şehirleri göreyim diye yola çıkarsanız hiçbirini tam anlamıyla gezemezsiniz. Madrid için 2 gece çok ideal, Barselona için ideal sürenin 5 gece olduğunu düşünsemde, Valencia’yı da görmek istediğiniz için 4 gece ayırabilirsiniz. Yani bence çok güzel bir plan yapmışsınız 🙂 Önümüzdeki hafta Barselona yazımı da yayınlayacağım, umarım ondan da faydalanabilirsiniz. Sormak istedikleriniz olursa yazın lütfen 🙂

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir